Katkısız Sevgi

28 Ağustos 2014

Çocuklar en değerli varlıklarımız...

Onlar sağlıklı ve mutlu bir şekilde büyüsün diye elimizden gelen her şeyi yaparız. Ancak konu ihtiyaçları ve istekleri olduğunda bazen küçük zorluklarla karşı karşıya kaldığımız olur. Belirli bir yaşa kadar çocukların beslenmesindeki tüm kontrol özellikle biz annelerin elindeyken elbette içimiz daha rahat. Ama iş, bizden bağımsız hareket etmeye, kendi seçimlerini yapmaya başladıkları zamanlarda değişiyor ve çocuklarımızla atıştırmalıklar konusunda çatışma yaşamaya başlıyoruz. Biz onları daha sağlıklı beslemeye çalışırken, onlar besleyici değeri olmayan besinlere yönelebiliyorlar. Özellikle ara öğünler konusunda detayları gözden kaçırmamak gerekiyor.

Günümüzde çocukların kızartmalara, cipslere veya besin değeri açısında zengin olmayan şekerlemelere, gazlı içeceklere ulaşması artık çok zor değil. Bu ürünlerin “nasıl olsa yemeğini yedi” ya da “yemek yemedi bari bunlardan yesin” diyerek öğün aralarında tüketmesine göz yumulduğu anlar olabiliyor. Ancak bu durum ne yazık ki çocuklar için ileride yaşayabilecekleri önemli sağlık risklerine de zemin oluşturmak anlamına geliyor. Oysa ara öğünlerde tercih edilecek masum atıştırmalıklar, çocukları mutlu ederken biz annelerin de kendimizi daha huzurlu hissetmemizi sağlayabilir.

Bu masum atıştırmalıklar arasında ben dondurmaya çok güveniyorum. Çünkü hem etrafımdaki annelerden hem de beslenme uzmanlarından dondurma hakkında pek çok faydalı bilgiler duyuyorum. Besin değerleri açısından zengin ve tabi ki diğer atıştırmalıklara kıyasla çok daha masum olan dondurma ara öğünler konusunda en büyük destekçilerimden biri. Bunu öğrendiğimden beri çocuğumun süt, taze, kuru meyveler veya kuru yemişlerle desteklediğim ara öğünleri dondurma ile daha da renklendi. Tabi burada da bir önemli nokta devreye giriyor ki o da çocuğuma kendisi için en uygun dondurmayı seçebilmek. Çocuklara özel olan, içeriğindeki yağ, şeker, kalori miktarının onun ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş olmasına özellikle dikkat ediyorum. Çünkü her dondurma aynı değil. Diğer önemli bir nokta da; özellikle yaz aylarında her süt ve süt ürününün hijyenik şartlarda üretilip sunulduğuna dikkat etmek gerekiyor. Aksi takdirde süt ürünlerinde zararlı bakteriler çok çabuk üreyebiliyor. Bu yüzden uzmanların da dediği gibi hijyenik koşullarda hazırlanıp sunulan güvenilir markaların ambalajlı dondurmalarını tüketmek gerekiyor. Ben bu kriterlere en uygun ürünleri nerede bulurum diye araştırdığımda ulaştığım marka Algida’nın Max ürünleri oldu. Max’ın çocuklara özel beslenme kriterlerine sahip olması ve ürünlerini yüksek kalite standartları ve hijyenik koşullarda üreten ve soğuk zincir kırılmadan bize ulaşmasını sağlıyor olması benden tam puan aldı. Algida Max'ın ürünlerinde göz önünde bulundurduğu kriterler nedir diye merak ederseniz;

  • Algida Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası beslenme önerilerini göz önünde bulundurup, çocuklara yönelik dondurmalar için özel kriterler geliştiriyor. Bu çalışmaya göre çocukların tüketeceği dondurmaların bir porsiyonunda en fazla 110 kcal enerji ve 3 g doymuş yağ ve 100 gramında en fazla 20 g ilave şeker bulunması gerekiyor.
  • Algida Max, tüm ürünlerinde bu kriterleri sağlamış olduğunu taahhüt ediyor. 

Özetlemem gerekirse dondurmanın faydalarını öğrendiğimden beri içim çok daha rahat. Üstelik dondurma sanıldığının aksine sadece yazın değil 4 mevsim tüketilebilen bir ürün. Oysaki biz senelerce dondurmanın kışın boğaz ağrısı yaptığına inandık ve çocuklarımızı kışın dondurmadan mahrum bıraktık. Halbuki dondurmanın hijyenik koşullarda üretildiği ve soğuk zinciri kırılmadan saklandığı taktirde bakteri içermesi beklenmiyormuş. Bu da demek oluyor ki 4 mevsimde her ara öğünde çocuğum mutlu bense huzurluyum.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

25 Ağustos 2014

14 Ağustos 2014

Vasilyevski Adası---St. Petersburg 3. Gün Devamı

Peterhof Saray'ı dönüşü minibüsten indiğimiz Avtovo metro istasyonundan devam ediyor bugünkü gezimiz... Buradan metroya binip (kırımız hat) Mayakovskaya'da yeşil hatta aktarma yapıp Vasileostrovskaya'da iniyoruz... Böylece artık Vasilyevski Ada'sındayız... Büyük Petro, Neva Irmağı deltasındaki en büyük ada olan Vasilyevski Adası'nın, yeni şehrinin yönetim merkezi olmasını istiyormuş... Ama ulaşım zorlukları ve sel baskınlarından dolayı bu projesinden vazgeçmiş ve kent merkezi karşı kıyıdaki Donanma Binası'nın olduğu bölge olmuş... Hatta eski şehir planlarında olan ama hiçbir zaman kazılamayan irili ufaklı kanalların izleri, kuzey-güney yönünde ilerleyen ve liniyi olarak bilinen numaralı sokaklarda görülebilir...

Biz de işte bu sokakların birinde en hareketlisinde (yani kafelerin olduğu-6. liniya) bir kahve ve dinlenme molası verdik...
 

13 Ağustos 2014

Yoksa sizin evde yemek seçen biri mi var?

Çocuğunuzu her şeyden çok sevdiğinizi biliyoruz. Sizin için hayattaki en önemli şey, büyüme çağındaki çocuğunuzun iyi beslenmesi ve dolayısıyla gelişimini en iyi şekilde tamamlayabilmesi. Bunun için de, çocuğunuzun düzenli olarak, birçok gıdadan yemesini istiyorsunuz. Haklısınız... Ama bazı şeyler zaman alır.

Çocukluk ve okul öncesi dönemde, iştahsızlık ve yemek seçme, çok sık rastlanan bir durumdur. Türkiye’de 10 yaş altı her 3 çocuktan 1’i yemek seçiyor¹. Hemen panik yapmadan önce, çocuğunuzun yemek seçen bir çocuk olup olmadığını anlamak için, testimize katılmaya ne dersiniz?

http://vitasure.com.tr/cocugum-yemek-seciyor/yemek-secen-cocuk-testi²

Yemek seçme ile baş etmenin en önemli yolu, ebeveynlerin yeme düzeni kurması, çocuğun aile sofrasının bir parçası olmasını sağlaması ve çocuğa kendi yeme alışkanlıkları ile örnek olmalarından geçer. Ebeveynler doğal yiyecekler ile dengeli bir beslenme alışkanlığı oluşturmayı başarırlarsa, en mutlu sofraların da temeli atılmış olur.

Tabi bütün bu davranışlar, zamanla şekillenir. Bu sürede, çocuğun beslenmesinin eksik kalmadığından emin olmamız da gerekir. Beslenmesi, protein, karbonhidrat ve yağ gibi makro besinler ile vitamin, mineral gibi mikro besinleri dengeli ve içeriği çocuğun ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirilmiş besin takviyeleri ile desteklenmelidir. Tüm bunlar gözünüzü korkutmasın, besin takviyeleri de lezzetiyle sizi şaşırtabilir.

İşte bu süreçte, sizi VitaSure ile tanışmanızın tam zamanı! VitaSure, tam ve dengeli beslenmeye destek olmak için özel olarak geliştirilmiş, takviye edici gıdadır. Vitaminler, balık yağları gibi takviyeler sadece mikro besinleri ve esansiyel yağ asitleri desteklerken, VitaSure bunlara ek olarak, protein, karbonhidrat ve yağ gibi büyümenin yapı taşları olan makro besinleri de içerir. Vanilya ve çikolata aromalı çeşitleri ile farklı lezzetler sunar.

Çocuğunuz doğru beslenme alışkanlığı kazanana dek, sağlıklı büyümesine ve zihinsel gelişimine yardımcı olmak için lezzetli yardımcınız VitaSure, hep yanınızda.

http://vitasure.com.tr/

1.IPSOS 2011, 1-10 yaş arası çocukları olan 815 anne ile 12 şehirde Türkiye temsili örneklemle yapılmış Anne Araştırma Sonuçları.

2.Kerzner B. Clinical investigation of feeding difficulties in young children: a practical approach. Clin Pediatr 2009 48:960  

Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Ağustos 2014

"Annesi ve Yavrusu" ile "Halası ve Kuzusu"

Bayram için gittiğimiz İzmir'e belki bir iki "anne-kız" fotoğrafı çekiliriz diye kıyafetlerimizi almıştım... Halamız da Aysu ile giyinip ben de çekileyim dedi, ama Aysu "onlar anne kız kıyafeti" diye cevap verdi... Biz de "siz de hala yeğen olarak çekilirsiniz" dedik... Yeğen ne ki diye sorunca da "Sen halanın yeğenisin" dedik... "Hayır biz hala torunuz" dedi... Tamam ne olursa olsun yeter ki giysin dimi:) Ama sonuç yine de Aysu hala ile giyinmeyip Aslı hala ile takım oldu :))))

Sonuçta da böyle şirin kareler çıktı...

5 Ağustos 2014

Peterhof Büyük Saray --- St. Petersburg 3. Gün...

Daha önceki günleri için; buraya, buraya ve buraya bakabilirsiniz....

Bugün ilk durağımız merkezin biraz dışında olan Peterhof'daki "Büyük Saray" var.... Gidiş için iki seçenek vardı...İlki; Ermitaj Müzesinin önünden kalkan hidrofil adlı hızlı feribotlarla  Saray'ın kıyısına ulaşabilirsiniz... Gidiş 45 dakika sürüyor ve gidiş geliş fiyatı 800 Ruble (50 tl -- 25 $)...

Diğer seçenek ise ki biz bunu tercih ettik; Baltiyskaya istasyonundan kalkan trenlerle gitmek... Fiyatı daha uygun derken bir baktık ki tren 2 saat sonra kalkacak... Ama neyse ki bir seçenek daha söylediler burada... Hemen tren istasyonunun önünden kalkan otobüslerle de ulaşabiliriz... Tren istasyonunun dışına çıkıp otobüsleri gördük... Biraz sıra vardı ama ayakta bindik biz otobüse... Bu trene göre daha da uygundu :)  Metro 28 ruble + otobüs 40 ruble (Gidiş için 5 tl bile harcamadık)... Bu şekilde yolculuk da 1 saat sürüyor ve hemen saray kapasının önünde iniyorsunuz... Hem Rusların yaşadığı evler hem de çevreyi görmeniz açısından güzel ve uygun bir alternatif... Tercih etmenizi öneririm... İnanın biz Petersburg'da metro, tren, otobüs, troleybüs dahil her ulaşım aracını kullanmış olduk :)
 
(Fotoğraf alıntı)

2 Ağustos 2014

Bir Bayram Daha Geçti

Geçmiş bayramınız kutlu olsun diyerek başlıyorum yazıma ...

Bu bayram biz yine İzmir'de aile ziyaretindeydik. Hala da İzmir'deyiz tatile devam... 

İlk gün büyük babaanne ziyareti için Aydın'daydık. Ev Aydın'ın Buharkent ilçesinde ve tren istasyonu karşısında... Tren istasyonu yenilenmiş ve ben de bayram şekerlerimiz burada çektim...